TEKLİF AL

Bankacılık Sektörüne Açık Çağrı

Mahmut SUÇİÇEK | 07.04.2020

Günümüzde bankalar ekonomik hayatta çok önemli fonksiyonlar yüklenmiş olup, günümüz ekonomik yapısının ayrılmaz bir parçası olan kuruluşlardır. Bankalar sadece halkın tasarruflarını krediye ihtiyacı olanlara aktararak paranın atıl kalmasını önlemekle kalmazlar kaydi para oluşturaraktan ekonomik faaliyetlerin hareketlenmesinede vesile olurlar. Bu bakımdan bankalar ekonomik faaliyetleri önemli ölçüde etkileyen kuruluşlardır.

 

Malumunuz tüm dünya corona virüs salgını dolayısıyla oldukça zor bir dönemden geçiyor. Bu dönemde ülkemizde de pek çok işletmenin faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Birkaç sektör dışında tüm firmalarda da ciddi ciro kayıpları var. Kepenk indiren işletmeler borç yükünün altında ezilmekten endişe duyuyor.

 

Devletimiz bu dönemde ekonomik etkileri kontrol altında tutabilmek için birçok tedbir açıkladı. Bu tedbirlerin ana omurgasında da vergi ertelemeleri, sgk ertelemeleri, kısa çalışma ödeneği ve düşük maliyetli işletme kredileri var. Bütün tedbirlerdeki amaç işletmelerin faaliyetlerinin devam etmesi ve istihdamın korunması için çok önemli.

 

Özellikle kredi genişlemesinin sağlanabilmesi için açıklanan tedbirler kapsamında Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) kefalet kapasitesi artırıldı. Ayrıca yıl sonuna kadar yapılacak başvurularda “Vergi ve Sigorta Borcu Yoktur” belgesi aranmayacağı şeklinde düzenleme yapıldı.

 

Ancak, işletmeler bankaların kapılarına gittiklerinde maalesef eli boş dönmektedirler. Birçok işletmeden gelen şikayetlerde bu kredilerin bankalar tarafından işletmelere kullandırılması noktasında sıkıntılar yaşandığını gösteriyor.

 

İşletmeler bankalar tarafından “limit bitti” denip başvurusu dahi alınmadan geri çevriliyor. Verilecek kredilerde yüzde 80 KGF kefil olmasına rağmen ilave kefil veya ipotek talep ediliyor. Hatta koronavirüsten olumsuz etkilenen firmaların değil de, kredibilitesi yüksek büyük firmalara kredi kullandırıldığı yönünde de eleştiriler var.

 

Bu süreçte tüm bankaların bilmesi gereken bir husus olduğunu düşünüyorum. Bu dönem karlılık düşünecek, şirket seçecek dönem değil. Hepimiz aynı gemideyiz. Reel sektör olmazsa bankacılık kesimi de olmaz. Tabiri caizse bankacılık sektörü bindiği dalı kesmektedirler. Devletimiz zaten KGF eliyle riskin yüzde 80’ini üstleniyor. Bundan ötürü tüm bankaların bu dönemde sıkıntıya düşen tüm firmalarımıza destek olması gerekir.

Değerli bankacılık sektörü ŞİMDİ DEĞİLSE PEKİ NE ZAMAN?